Toplam 27 sayfada 1 12311 ... SonSon
270 sonuçtan 1 ila 10 arası gösteriliyor

Konu: His name is "The Doctor"

  Bookmark and Share   
  1. #1
    lครt ђєг๏ <span class='glow_000080'>Free Spirit</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Konum
    Cennetle Cehennemi ayıran sınır
    Mesajlar
    1,659
    Teşekkürler
    404
    384 Mesaja 563 Kez Teşekkür Edilmiş

    Post His name is "The Doctor"

    Arkadaşlar. Bu benim ilk yazım değil. yaklaşık 4yıldır amatör yazılar yazıyorum. Fakat ilk kez doctor who hakkında yazıyorum. Doktor olarak favorim olan 10. doktor David'i seçtim. Bunun sebebi 11. doktorun tavırlarını bilmemem ve kafadan bir doktor yaratmak istemedim. Umarım beğenirsiniz

    1.Fear in the Skyscaper


    Çalar saatin alarmı ile uyandım. Lanet saatin uykumu bölmesine hala alışamadım. Saate baktım. Aptal saat gene 30dakika geç çalmış. Hemen kalkıp üstümü değiştirdim. Ceketimi alıp çıkarken annemin arkadan gelen sesini duydum. "Bari bir şeyler yeseydin" dedi. Aldırmadan dışarı çıktım. İşin ilk gününde geç kalacaktım. Bir sigorta şirketinde yardımcı sekreter olarak işe başlamıştım. Gördüğüm ilk taksiye seslendim. Yolu tarif ettim ve yola çıktık. 30 dakika sonra dev camdan binaya varmıştık. Taksiye bir 20 lira verip binanın kapısına koştum. Taksici arkadan "Ama ücret 30 lira!" dedi. Duymamış gibi yapıp içeri daldım. Saklanarak masama geçtim. Dosyalarla uğraşırken bir adam geldi. "Sen bana aldırma." dedi. Doğrusu aldıracak durumda da değildim. Dosyalarla uğraşmama devam ettim.

    Mesaim sona erdi. Koca binada yaklaşık 50 kişi kaldık. Çantamı toplayıp asansörü çağardım. Normalde spor olsun diye merdivenden inerdim ama bu sefer çok yorulmuştum. Asansöre bindim ve hayatım değişmesine sebep olan tuşa bastım. Asansör yarı yolda durdu. Elektrikler kesildi diye düşündüm fakat lambalar açıktı. Birden tavandan bir gürültü geldi ve içeri çöktü. Korku şok oldum. O kadar şaşırmışım ki yanımdaki adamı görmemişim. Adam bana sakin olmamı ve beni kurtaracağını söyledi. Artık tavan çökmek üzereydi. Cebinden bir alet çıkardı. Ucundaki mavi ışığı kat düğmelerine tutmasıyla asansörün aşağı hızla inmesi bir oldu. "Yere çakılıcaz!" diye bağırdım. Tekrar kalktı ve aynı işlemi tekrarladı ve asansör durdu. "Nasıl..." diye söze başladım ama sözümü kesti ve "Buna zamanımız yok biran önce gitmeliyiz." dedi. Koşmaya başladık. Arkadan bir gürültü geldi. Asansörden dört ayaklı dev bir solucana benzeyen bir yaratık fırladı ve hızla bize doğru koştu. "Şu yaratıkta ne?!" diye bağırdım. "o bir Carnivorus. Bir tür mega etobur. Gemisi buraya acil iniş yapmış olmalı." dedi. "Ne yani bu şey uzaylı mı? İşte bu harika(!)" Merdivenlere geldik ve zemin kata indik. Herkes kapıya toplanmıştı. Kapı açılmıyordu. Adam kapıya gitti. "Kapı asitle eritilmiş sonik tornavida da işe yaramaz." dedi. Ben bu sırada en yakındaki masayı kapıya çekmiştim. "Sen ne yapıyorsun" dedi. Masayı kapıya doğru hızla ittim. Kapı kırıldı ve herkes dışarı çıktı. Fakat o "Geri dönmeliyim o yaratığı evine göndermek zorundayım." dedi. "Seninle gelicem. Bİnayı senden iyi biliyorum" dedim. Haklıydım bu yüzden kabullenmek zorunda kaldı. "Pekala ismin neydi" dedi. "Melisa Akbulut" dedim. "Tamam Melisa Akbulut. Gidelim." dedi.

    Merdivenden çatıya çıktık. Carnıvus mudur Carnivus mudur o da asansör boşluğundan bizi takip etti. Çatıya gelmeden önceki katta durdu ve yangın söndürücüyü aldı. ve çatıya çıktık. O an şoka uğradım. Uçak kanadı olan bir deniz altıya benzer bir araç vardı. "Anlaşılan yakıtı bitmiş. Bunla dolduralım." dedi. Şaşırdım. Yangın söndürücü ile çalışan bir gemi? Çok geçmeden Carnivorus(ismini yeni hatırlamıştım.) da geldi. "Geminin yakıtı var artık. Ya burdan gidersin ya da seni durdurmak zorunda kalırım dedi. Anlaşılan Carnivorus yangın söndürücüden çok korktu ve hemen gemiye atlayıp gitti.

    Eve gelmiştim olayların şokunu atlatamamıştım. İstanbul'da uzaylı? Kafa dağıtmak için bir pekines olan köpeğim Efe'yi gezdirmeye çıkardım. 1 saat sonra döndüğümde köpeği eve bıraktım ve çöp atmaya gittim. Bu sırada gene onu gördüm. "Dur bekle!" diye seslendim. Onu takip ettim ve mavi bir kulübeye girdiğini gördüm. "Police Box" yazıyordu. İçeri girdim. İçi dışından on kat geniş fakat çok şaşırmadım. Onca olaydan sonra normal geldi. İçeri sarı-turuncu renkteydi ve merkezde muhtemelen kontrol paneli olan bir yer, halojen borular vardı ve yerler çelik ızgaraydı. "İşte bu T.A.R.D.İS! Benim uzay gemim. Hem uzayda hemde zamanda yolculuk edebiliyor." dedi. Seninle geleceğimi nereden çıkardın?" dedim. Birkaç anlamsız laf etti. "Şakaydı! Açıkçası o sıkıcı hayatta göre tehlikeli yolculuklar yapmak 10 kat daha iyi. Bu arada bana kendini tanıtmadın." dedim. "Ben Doktor. Sadece "Doktor". Devamı yok." dedi hafif bıkkın bir ifadeyle. "Tamam o zaman" dedim. Neyse ki sırt çantam hazırmış. "Hadi geleceğe gidelim" dedim ve yolculuk başladı.
    Yazım burada bitiyor lütfen gerçek düşüncelerinizi yazın. Şimdiden teşekkürler
    Bu mesaj en son " 04-08-2011 " tarihinde saat 09:25 PM itibariyle Free Spirit tarafından düzenlenmiştir...
    Ölümde buldum ölümsüzlüğü
    Her ışık bir gün söner ve bittiği yerde daima karanlık vardır.




  2. 6 kullanıcı, bu yararlı mesajı için Free Spirit kullanıcısına teşekkür etti:


  3. #2
    David My Only Love <span class='glow_000080'>deyvi</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jul 2011
    Konum
    GALLİFREY<3
    Yaş
    23
    Mesajlar
    4,493
    Teşekkürler
    2,282
    675 Mesaja 885 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    ilk yorum benden çok güzel olmuş

  4. deyvi, bu mesaj için teşekkürler


  5. #3
    President sema kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Konum
    Nevşehir
    Mesajlar
    2,372
    Teşekkürler
    0
    552 Mesaja 710 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Çok güzel bi hikaye olmuş.Sen geleceğin Russel T.Davies sisin.Ben bu hikayeye Brilland diye yorum yapıyorum.Bi de benim hakkımda bi Doctor Who hikayesi yazarsan sevinirim.Ama içinde Nevşehir de geçsin ha

  6. sema, bu mesaj için teşekkürler


  7. #4
    Vice President <span style='color: #0000FF'><span class='glow_0000FF'>ThePhysician</span></span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar
    1,525
    Blog Girişleri
    1
    Teşekkürler
    151
    300 Mesaja 422 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Gerçekten çok güzel bir hikaye olmuş. Ama bazı hataların var. Öncelikle çok hızlı ilerliyorsun. Hızlı ilerlediğin için betimle yapman geri planda kalıyor. Bunu düzeltirsen çok hoş olur. Bende başta öyleydim. Ama zamanla düzelttim. İnsan yazdıkça daha iyi yazıyor ve hatalarının farkına varıyor. Bunu kötü bir şey olarak algılama. Önemli olan hata yapmak değildir, yaptığın hatanın farkına varıp düzeltmektir. Genel olarak iyi bir hikaye olmuş. Melisa karakterini sevdim. Maceracı ve tatlı biri. Devamını merakla bekliyorum.

  8. ThePhysician, bu mesaj için teşekkürler


  9. #5
    lครt ђєг๏ <span class='glow_000080'>Free Spirit</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Konum
    Cennetle Cehennemi ayıran sınır
    Mesajlar
    1,659
    Teşekkürler
    404
    384 Mesaja 563 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Hepinize yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
    rachel sana da teşekkürler. bir dahaki yazımda dikkat ederim.
    sema bir sonraki yazımda Türkiye'nin geçmişine götürmeyi planlıyorum. O zaman dediğini yapabilirim.
    Hepinize tekrar teşekkür ediyorum
    Ölümde buldum ölümsüzlüğü
    Her ışık bir gün söner ve bittiği yerde daima karanlık vardır.




  10. #6
    David My Only Love <span class='glow_000080'>deyvi</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jul 2011
    Konum
    GALLİFREY<3
    Yaş
    23
    Mesajlar
    4,493
    Teşekkürler
    2,282
    675 Mesaja 885 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    o zaman beide belki 3 cü bölüme katarsın. adım zeynep devamı ne zaman gelir

  11. #7
    roseee doctor kolik kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Feb 2011
    Konum
    Yalnızlıklar Şehri
    Mesajlar
    124
    Teşekkürler
    60
    43 Mesaja 48 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Güzel olmuş.Ama biraz hızlı ilerlemişin.Bu yüzdende betimlemelerde sıkıntı var biraz bence.Ama onun dışında güzel olmuş.Yaza yaza düzelteceğine inanıyorum.Çünkü yaza yaza geliştirirsin kendini.Ellerine sağlık.Devam...

  12. doctor kolik, bu mesaj için teşekkürler


  13. #8
    lครt ђєг๏ <span class='glow_000080'>Free Spirit</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Konum
    Cennetle Cehennemi ayıran sınır
    Mesajlar
    1,659
    Teşekkürler
    404
    384 Mesaja 563 Kez Teşekkür Edilmiş

    Post

    2.Cyber Life


    "İşte geldik!" dedi. Heyecanla kapıyı açtım ve dışarı baktım. Her yerde ince uzun koni biçimli gri metal kuleler vardı. Kulelerin arasından şimdiki metal köprülerin halatsız haline benzeyen yollar vardı. Yollarda yol göre yarım metre kadar yukarıda uçan tekerleksiz arabalar vardı ve tüm şehir gibi griydi. Zemin gözükmüyordu fakat bu kadar kentleşmeye karşı gökyüzü masmaviydi. Hayallere dalmışken beni kendime Doktor getirdi. "Hadi şehirde bir tur atalım" dedi. Bende ona katıldım. "İnsanlarla nasıl anlaşıcaz. Bizim bilmediğimiz bir dili konuşuyorlarsa." dedim. "T.A.R.D.İ.S icabına bakar. Aslında şuan Modern İngilizce konuşuyorsun." dedi. Fazla soru sormama fırsat vermeden bir arabaya seslendi. İçeri girdik ve şehri dolaşmaya başladık.

    Etrafa bakınırken tuhaf bir manzara ile karşılaştım. İki çocuk top oynuyordu. Fakat biri robottu. Tüm şehir gibi gri kulaklık takmış gibi gözüken bir robot. Doktor'a seslendim. Çok şaşırmıştı. Arkadan bir robot daha çıktı. Kadın spor kıyafetleri giymişti ve spor yapıyordu. Tamamen şok olmuştum. "Bir şeyler ters gidiyor." dedi. Orada durduk. Ücreti sordu. Şoför döndü. Şapkasından dolayı robot olduğunu fark etmemiştim. Mekanik bir sesle "Bu bizden. İyi günler." dedi ve gitti. "Burda neler olduğunu biran önce bulmalıyız." dedi soğuk bir sesle. "Bu robotlar da ne?" diye sordum."Siber adamlar. Fakat son baktığımda tüm ırkları kendilerine benzetmeye çalışan kötü bir ırktı." dedi. "Anlaşılan insanlarla barışmışlar" dedim. Diğerlerinden kısa bir binayı işaret etti. "Bu bir yönetim binası. İçeri girip neler olduğunu öğrenelim" dedi. İçeri girdik.

    Binada bizimle beraber(tabi Doktor insansa) en fazla 10 insan vardı. Diğer herkes elbise geçirilmiş gri robotlardandı. Cebinden cüzdana benzer bir şeyler çıkardı. Üzerinde bir kağıt vardı. Sarışın bir adama gösterdi. Fısıldayarak elindekinin ne olduğunu sordum. "Psişik kağıt. Gösterdiğim kişi kağıtta istediğim şeyi görüyor" diye fısıldayarak cevap verdi. Sonik tornavidadan sonra de bu. Bu adam kesin uzaylı dedim içimden. "Gel hadi" dedi ve alony gibi tuhaf bir kelime söyledi.

    İçeri girdik. Bir mahkeme salonunu andırıyordu. Fakat her şey gene gri ve metaldi. En yüksek yerde tahmin ettiğim gibi gene bir robot oturuyordu. Fakat yüzünün bir kısmı siyahtı ve kafasının üst kısmı camdı. Cam kısımdan beyni görünüyordu. Salonda bizim dışımızda bir tek insan vardı. "Yeni Rusya'dan geldiğin söylendi. Şehrimize hoş geldin." dedi şoförün ki ile aynı bir sesle. "Evet. Ben ve asistanım burdaki olaylardan biraz uzak kaldık. Çünkü Yeni Rusya'daydık. Söyleyin bakalım. Bu şehrin neden yarısından fazlası Siberadam?" dedi. Bana asistan demesine kızmıştım fakat bunun zamanı değildi. "Sadece bu şehir değil tüm gezegenin %80'ni Siberleştirildi "Doktor!"" dedi. Doktorla bakıştık. "Görmiyeli Siberler zekileşmiş. Kahrolası ünüm buraya kadar yayılmış." dedi. Cevap veremeden Siberadam "Yok edin onları" diye bağırdı. Arkadaki robotlar ellerini yumruk yapıp çıkan çift silahı bize doğrulttular ve "Sil!" diye bağırdılar. Doktor "Hayır durun. Yoksa? Evet. Şimdiye kadar fark edemedim. Siber-İnsan'ların hepsi earpod takılı." "Doktor!" diye endişeyle seslendim fakat oralı olmadı. "İnsanlar uzun yaşamak umudu ile kendilerini siberleştirdiler." dedi. "Buda sizin için dört milyar kişilik bir ordu demek. Fakat bunun için dev bir verici gerekli." dedi Doktor. Tekrar daha yüksek bir sesle seslendim. Baktığım pencereden baktı. Tüm binaların tepesin elektriklenmiş ve parlıyordu. "Tüm binalar bir verici. Bu yüzden her şey metalden yapılma" dedi. O iki robot tekrar "Sil!" diye bağırdı. Doktor elimden tutup "Koş" dedi. Siyah robotun yanında oturan kadında bizimle geldi.

    Tuvalete saklandık. Doktor kadına döndü. "Pekala adın ne?" dedi. Sarışın kahverengi gözlü kısa yuvarlak yüzlü kadın "İllian" dedi. "Tamam bu binada dev bir kola benzer bir alet olmalı." dedi. İllian "Çatıda bir tane var." dedi. O sırada robotlardan gelen "Sil!" sesini duydum. "Geliyorlar!" dedim tiz bir sesle. Doktor sonik tornavidasını çıkardı ve tavana tuttu. vidalar yere döküldü ve tavan düştü. Tezgaha çıkıp delikten yukarı çıktık ve merdivenlerden hızla yukarı çıktık.

    Çatıya geldiğimizde dev bir anten direği ve altında dev bir kol vardı. Çatıdan baktığım başlarını tutup çığlık atan Siber-İnsanları gördüm. Kapı kırıldı ve Bir gurup Siberadam içeri girdi. Bana dönüp "Sonik tornavidayı al. Şu tuşa basıp kola tut." dedi. Sonra İllian'a döndü. "Sende Melisa ile aynı anda kolu indir. Bu sinyali tersine çevirecek ve Siberadamlara bir parazit yolluycak" dedi. "Peki ya sen" dedim. "Ben Siberadamları oyalıycam." dedi ve kapıya gitti. Bizde antene koştuk ve Doktorun dediklerini yapmaya başladık. O bu sırada Sökülen kapıyı kaldırdı ve Siber adamların mavi lazerlerinden korunmak için kullandı. Bir iki denemeden sonra kol hala çalışmıyordu. Doktora seslenip "İşe yaramıyor" dedim. "Çift sürgülü kilit olmalı. Bekleyin geliyorum" dedi ve kapıyı üzerilerine fırlattı ve iki Siberadam yere devrildi. Yanıma geçti ve sonik tornavidayı alıp Siberlere tuttu. Hepsi yavaş yavaş yere devrildi. "Bu onları oyalar." dedi. Sonra metal bir kapağı söküp tornavidayı kablolara tuttu. "Şuradaki manivelayı çevir." dedi bana dönüp. Sonra İllian'a dönüp "Sende bulduğun tüm tuşlara bir kez bas." dedi. "Kendilerine geliyorlar!" dedim. Der demez kolu indirdi ve metal kuleden ses dalgalarına benzer beyaz dalgalar yayıldı. Tüm Siberadamlar sarsılmaya başladı ve kafaları patladı. Sokaktaki Siber-İnsanlarsa yavaş yavaş kendilerine geldi ve gülüşmeye başladılar. Bu gülüşmeye bizlerde katıldık.

    Binadan çıkıp etrafa baktık. İllian'a dönüp "Peki sen ne yapıcaksın?" diye sordum. Bana dönüp "Belediye başkanı gittiğine göre bir seçim olacak. Seçimlere katılmayı düşünüyorum. Fakat bu milyarlarca robot insana ne olacak bilemiyorum." dedi. Doktor. "Siberleşirken büyümeleri durduğu için uzun yaşayacaklarının sandılar. Fakat normal insan ömründen de az yaşayacaklar. Ayrıca kısırlaştıkları için bir süre sonra soyları tükenicek." dedi. "Onları normale çeviremez misin?" dedim Doktor'a. "Hayır." dedi üzgün bir şekilde.

    T.A.R.D.İ.S'e varmıştık tam içeri girecekken tuhaf bir ses duydum. Ses yerden geliyordu. Elimden biraz büyük beyaz, şişman bodur ve kafasının tepesi ve kenarları düz olan tuhaf ama şirin bir yaratık vardı. Sanki ağlıyordu. Kucağıma aldım. "Zavallı çocuk ailesini kaybetmiş." dedim. Doktor bana dönüp "O bir Adipose. Onu yere bırakmalısın. O çok zeki bir uzaylı türüne ait." dedi. Siyah dalgalı saçlarımla oynayan sevimli şeye dönüp ona sön kez baktığımı sanıp yere bıraktım. Beraber T.A.R.D.İ.S'e bindik. "Seni çok seveceğin bir yere götürücem." dedi. Birkaç tuşa bastı ve sarsılmaya başladık. O sırada o beyaz şeyi tekrar gördüm. "Sana onu.." derken sözünü kestim "Ben getirmedim kendi gelmiş." dedim. Sonra Adipose'a dönüp "Yolculuğa hazır ol... Edy(Adipose ismini çağrıştırdığından bu ismi verdim.)." dedim ve tekrar yolculuk başladı.
    Ölümde buldum ölümsüzlüğü
    Her ışık bir gün söner ve bittiği yerde daima karanlık vardır.




  14. 2 kullanıcı, bu yararlı mesajı için Free Spirit kullanıcısına teşekkür etti:


  15. #9
    TiMeLoRdViCtOrİoUs
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    1,110
    Teşekkürler
    716
    277 Mesaja 362 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Brilliant(O adipose meselesini düşünemediğim için utanıyorum Ben rutan yapmıştım )

  16. Özgür Koç-Hero of Destiny, bu mesaj için teşekkürler


  17. #10
    lครt ђєг๏ <span class='glow_000080'>Free Spirit</span> kullanıcısının avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2011
    Konum
    Cennetle Cehennemi ayıran sınır
    Mesajlar
    1,659
    Teşekkürler
    404
    384 Mesaja 563 Kez Teşekkür Edilmiş

    Varsayılan

    Benide hikaye katarmısın diyenler için söylüyorum. Tamam olarak nasıl bir şekilde nasıl bir kişilikte ve görünüşte istediğinizi açıklarsanız sevinirim çünkü 3. bölüm biraz karışık.
    Ölümde buldum ölümsüzlüğü
    Her ışık bir gün söner ve bittiği yerde daima karanlık vardır.




  18. Free Spirit, bu mesaj için teşekkürler


Toplam 27 sayfada 1 12311 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Yanıt: 67
    Son Mesaj: 23-04-2012, 08:48 AM
  2. www.doctorwho.gen.tr Google'la "Doctor Who" yazınca ilk sayfada çıkan tek ama TE...
    By admin in forum Doctor Who Türkiye Facebook Sayfası Konuları
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 14-08-2011, 03:24 PM
  3. "Usta? Kim, o?" "Kötü bir dahi. Benim eski ve en ölümcül düşmanım." Doktor ve A...
    By admin in forum Doctor Who Türkiye Facebook Sayfası Konuları
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 01-08-2011, 01:00 AM
  4. Kendi 1 Bölümlük Doctor Who Senaryom: "The Dinasaurs Return"
    By Harold Saxon in forum Senaryolarınız
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 31-07-2011, 11:42 PM
  5. "Merkezdenden kapsüle: Görsel temas sağlandımı?" "Görebildin mi? diye mi soruyor...
    By admin in forum Doctor Who Türkiye Facebook Sayfası Konuları
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31-07-2011, 01:23 AM

Bu Sayfayı Paylaş

Bu Sayfayı Paylaş

Gönderme izinleriniz

  • Yeni konular açamazsınız
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajlarınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •